İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Menemen denince ilk akla gelen lezzet; Menemen Yemeği

Çömlekçilikte olduğu gibi, Menemen adı ile özdeşleşen bir başka değer ise ilçenin kendi adını verdiği ve ünü ülke sınırlarını aşan yemeği. Bu konudaki detaylı bilgiye ise, Menemenli Araştırmacı-Yazar Oktay Özengin’in araştırmalarından ulaşıyoruz. Yazar, dönemin sosyo-ekonomik-kültürel yapısını ve mutfak kültürünü bizlere aktarıyor.

“Cumhuriyet’in ilk yıllarında Menemen ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalıydı. Özellikle Rum’lardan kalan verimli ve boş araziler mübadele ile Menemen’e göç etmiş Türklere paylaştırılmıştı. Bu dönemde Menemen’e göç eden toplulukların başında ise Girit Türkleri gelmekteydi. Girit Türkleri, tarla ve bahçe bitkileri yetiştirme konusunda oldukça hünerli ve aynı zamanda çalışkanlardı. Kısa zamanda tarımdaki açık işgücünü büyük ölçüde doldurdular ve devletin verdiği arazilerle de yetinmeyerek, yerli Menemenlilerin ve devletin işlenmeyen arazilerini de kiralayarak işlemeye başladılar.

Nüfus olarak ağırlığı fazla olan Girit Türkleri, tarla ve bahçe bitkileri yanında bağcılık ve zeytincilik konusunda da tecrübeliydi. Menemenli çiftçilerin daha fazla mahsul almaları için bildikleri farklı yöntemleri paylaşmaya başladılar. Birçok Giritli aile, bağına bahçesine bakamayan ve erkek nüfusu savaşlar nedeniyle azalan Menemenlilerle yıl boyu bakım karşılığı “Ürün ortağı” oldu. İşte bu ortaklıklar sırasında Menemenliler, Girit yemeklerini yavaş yavaş tanımaya başladı. Girit Türklerinin değişik yemek hazırlama ve pişirme usullerine tanık oldular.

Giritli Türkler, öğle ve daha ziyade akşam yemeklerinde o dönemde Menemenlilerin bilmediği, daha doğrusu görüp de toplamadıkları bazı otları ovalardan, dağlardan toplayıp yemek yapmaktaydılar. Bu otlardan bazıları Sinavri, Radika, Arapsaçı, Gelincik, Ebe Gümeci, Şevketi Bostan, Beyaz Diken ve Hardal’dır. Giritliler, bu otları suda kaynattıktan sonra zeytinyağı ile karıştırıyor, sonra üstlerinde yumurta pişirerek yiyorlardı. Gerek Menemen Ovasındaki bağ evlerinde, gerekse kasaba içindeki diğer evlerde yumurta ile yapılan bu tür yemekler gün geçtikçe Menemenliler tarafından daha çok beğenilmeye ve yapılmaya başlandı. İşte bu dönemde, Giritli Türkler de Menemenlilerin “Etli Domates” yemeği ile tanıştı. Menemenliler, tencereye bolca koydukları domatesi pişirip, içine biraz patates ve et koyarak bir çeşit güveç yapıyorlardı. İki taraf arasındaki ilişkiler geliştikçe ve gidip gelmeler arttıkça “Etli Domates” de bundan nasibini aldı. Çalışkan ve tutumlu insanlar olarak bilinen Giritli Türkler, bu yemeğin malzemelerini değiştirerek, etin yerine yumurta, patatesin yerine ise soğan koyarak “Yumurtalı Domates”i yarattılar (Biber sonradan yemeğin içinde yer alacaktır).

Bu yeni yemek hem zaman açısından, hem de ekonomik açıdan bir devrim niteliğindeydi. Tadı da gelen misafirlere ikram edilecek kadar güzeldi. Zaman içerisinde, domates ekilen diğer merkezlerde de yapılmaya başlandı. Yemeğin tadı o kadar güzeldi ki, ünü giderek yayıldı ve “Menemenlilerin Yemeği” diye anılmaya başlandı. Önce Menemen ve çevresinde, yıllar içinde ise Menemen dışında “Menemen Yemeği” olarak benimsendi. Maliyetinin diğer yemeklere nazaran daha ucuz ve kısa süre içinde hazırlanır olması, bu yemeğin daha tercih edilir olmasını sağladı.”

DERGİ ARŞİVİNDEN